Taraflar, boşanma kararını vermelerinin ardınan, boşanma davasını nasıl açılacağını düşünmeye başlarlar. Zira boşanma aşamasına gelen eşlerin, mücadele etmesi gereken tek zorluk davaların psikolojik zorlukları değildir. Bunun yanında davaların usulüne için zorluklar da mevcuttur. Aksi halde davayı açan eşin veya hakkında dava açılan eşin, geriye dönülmez hak kayıplarına uğrayacağı açıktır.

Cimri davranmak kusurlu bir davranıştır ve boşanmaya sebebiyet verir.

Hastahaneye yatan eşe bakmamak kusurdur ve boşanmaya sebebiyet verir.

Konuşmaya hakkın yok, Seni sevmiyorum gibi söylemler kusurlu davranışlardır ve boşanmaya sebebiyet vermektedir.

Erkeğin çalışmasına bir engel bir durumu yok ise erkek nafaka yükümlüsü olur.

Tazminat hakları saklı tutularak anlaşmalı boşanma olamaz.

Terk sebebiyle açılan boşanma davası, sonradan anlaşmalı boşanmaya dönemez.

Dava tarihinde bir yıllık süre şartı gerçekleşmemiş ise anlaşmalı boşanmaya karar verilemez.

Anlaşmalı boşanma davası devam ederken anlaşmaktan vazgeçilir ise dosyaya çekişmeli boşanma davası olarak devam edilir.

Eşini sevmediği, onu istemediğini söylemek, eşin kişilik haklarına saldırıdır ve boşanma sebebidir.

Boşanmaya kararına gerekçe olacak tanık ifadeleri duyuma dayalı olamaz.

Erkeğin eşine bağımsız konut temin etmemesi kusurlu bir davranıştır ve bu davranış boşanmaya sebebiyet verir.

Mahkeme kabul veya red kararının sebebini gerekçeli olarak belirtmelidir.